Dünyanın En Büyük 100 İlaç Şirketi Arasındaki İlk Türk Firması; Abdi İbrahim
1912 yılından bu yana güçlü vizyonu dinamik yapısı ve çağdaş bakış açısı ile toplum sağlığının iyileştirilmesi için çalışmalarını sürdüren Abdi İbrahim aynı zamanda insana ve çevreye duyarlılık bilinciyle hareket etme ilkesinden de ödün vermiyor. Türkiye’nin akredite olmuş ilk Ar-Ge merkezini kuran ve her yıl cirosunun % 5’ini Ar-Ge’ye ayıran Abdi İbrahim’in İnsan Kaynakları Direktörü Hakan Onel ile gerçekleştirdiğimiz röportaj sizlerle.

Abdi İbrahim’i biraz tanıyabilir miyiz?


Türkiye’nin en köklü şirketleri arasında yer alan Abdi İbrahim’in temelleri Eczacı Abdi İbrahim Bey’in 1912 yılında İstanbul’da açtığı ilk eczane ile atılmıştır.

Abdi İbrahim dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi sıralamasında yer alan ilk Türk şirketidir. Portföyündeki 150 markası ve 250 ürünü ile sektörün en geniş ürün portföyüne sahip olan Abdi İbrahim; sindirim sistemi ve metabolizma, hematoloji, kardiyovasküler sistem, dermatoloji, kas ve iskelet sistemi, merkezi sinir sistemi, solunum sistemi, üriner sistem ve cinsiyet hormonları ve duyu organları olmak üzere 9 tedavi alanında hizmet sunmaktadır.

Güçlü vizyonu, dinamik yapısı ve çağdaş bakış açısı ile Abdi İbrahim, 2003 yılından bu yana Türkiye ilaç sektörünün lideridir. Yıllık 280 milyon kutu kapasitesiyle üretim yapan şirketin cirosunun %53’ünü lisanslı referans ilaçlar, %47’sini ise eşdeğer ilaç üretimi oluşturmaktadır. 2010 yılında sektörün en gelişmiş Lojistik Merkezi’ni açan Abdi İbrahim, yıllık 14.500 paletlik işlem gerçekleştirmektedir. 30’a yakın uluslararası işbirliğiyle şirket, sektörün en çok lisansöre sahip ilaç firmasıdır. Yurtdışı faaliyetlerini üç ana bölgede odaklayan Abdi İbrahim, 15 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Abdi İbrahim'in 20 yılda gerçekleştirdiği toplam yatırım bedeli 240 milyon dolardır. Abdi İbrahim, 3500’e yakın nitelikli insan gücüyle sektördeki en yüksek istihdamı yaratan ve aynı zamanda sektörün en geniş pazarlama ve satış kadrosuna sahip ilaç şirketidir.

Toplam 40 milyon dolar yatırımla kurulan Abdi İbrahim Ar-Ge Merkezi, Türkiye’nin akredite olmuş ilk Ar-Ge merkezidir. Abdi İbrahim eşdeğer ilaç geliştirmede öncü olmak, kombine ürünler geliştirerek sağlık sektörünün ihtiyaç duyduğu ürünleri hizmete sunmak amacıyla her yıl, cirosunun % 5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktadır. Yılda ortalama 10 patent başvurusu gerçekleştiren Abdi İbrahim, 2008-2010 yılları arasında 28 uluslararası patent başvurusuyla ilaç sektöründe en fazla başvuru gerçekleştiren şirket olmuştur. Şirketin inovasyon odaklı hedeflerini gerçekleştirmek üzere Ar-Ge merkezi’nde 100’ün üzerinde uzmandan oluşan uluslararası bir ekip ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Rekabetin yüksek olduğu ilaç sektöründe çalışanlarınızın şirkete bağlılığını sağlamak için ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Yaptığımız anket çalışmaları ve çalışanlarımızdan aldığımız geribildirimler doğrultusunda çalışan bağlılığı konusunda iki temel öncelik belirledik. Bu öncelikler üzerine çalışıyoruz:

Performans Kültürü: Şirket 10 yıllık vizyonunda belirlediği yol haritası doğrultusunda ilerlerken, her bir bireyin kendisinin büyük resimdeki yerini görmesini sağlayacak ve bunun sürekliliğini temin edecek sistem - süreçleri kuruyor ve işletiyor olmak gibi bir görevimiz var. Böylelikle hedeflerimizi sürekli takip edebileceğimizi, sağlıklı bir geribildirim mekanizması ve ölçümleme ile gelişimi sürekli bulacağımızı düşünüyoruz. Bu söz konusu olduğunda ise liderlerimizin gelişimi bizim için öncelikli bir konu haline geliyor. Bu bağlamda, liderlerimizin gelişimine bu yönde öncelik veriyoruz.

İletişim ve Paylaşım: Çalışan bağlılığı konusunda ikinci önceliğimiz ise iletişimimizi zenginleştirmek. Bu doğrultuda çalışanlarımızla stratejimizi, hedeflerimizi, hedef gerçekleşme değerlerimizi, önceliklerimizi yaklaşık 3500 kişilik tüm ekiple yüzyüze ya da webcast yayınıyla üç ayda bir paylaşıyoruz. Gelişmeleri birlikte kutluyoruz, geride kaldığımız alanlarda çözüm yollarını konuşuyoruz.  Bir diğer öncelik ise sosyal paylaşım ortamlarıyla çalışanlarımızın birbirini tanıması, birbirleriyle iyi ilişkiler geliştirmeleri, ortak zevkler ve hobiler etrafında kurulan kaliteli ilişkiler sayesinde takım duygusu ve işbirliğimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bunun örneği olarak çeşitli kulüp aktiviteleri, sportif çalışmalarımız, kurumsal yarış ya da simülasyonlar, yılbaşı kutlaması ve bahar pikniğini örnek verebiliriz.

Personelinizin yarısından fazlası sahada görev almakta. Bu durum her biri kendi lokasyonuna sahip çalışanların birbirleri arasındaki ve şirketle oryantasyonunu ne yönde etkiliyor?

Abdi İbrahim olarak; Türkiye’nin her bölgesinde teşkilatlanmış ve kültürel çeşitliliği olan bir yapımız var. Aynı zamanda "çevik” bir organizasyona sahip olmamızın da getirdiği bir zaman ve iş sonucu baskısı da mevcut. Bu koşullarda iletişim etkinliğimizi artırmak için çeşitli faaliyetler düzenliyoruz. Bu toplantılarda hem farklı bölümlerdeki hem de farklı coğrafi bölgelerdeki çalışanlarımızın iletişim etkinliğini arttırmaya çalışıyoruz.
 
E-öğrenme ve intranet platformumuz sayesinde, çok farklı coğrafi bölgelerdeki ve bölümlerdeki çalışanların aynı konularda eğitim almaları, haberdar olmaları ve iletişim kurmaları mümkün kılınıyor.

Bölgesel olarak düzenlenen piknik, yemek, aile katılımlı sosyal aktiviteler, sportif faaliyetler aynı bölge içindeki kaynaşmayı sağlamaya yardımcı oluyoruz. Yılda en az iki kere düzenlenen dönem/bölge/yıl sonu toplantıları ile de farklı bölgeleri bir araya geliyor. Yılın çeyrek bitiminde Abdi İbrahim İlaç CEO’muzun merkez, fabrika, ar-ge merkezi çalışanlarına yüz yüze, uluslararası pazarlarımızdaki çalışanlarımız dahil diğer tüm çalışanlara ise video aracılığıyla paylaştığı sunum ile şirket performansı ve stratejileri tüm çalışanlarımıza ulaşıyor. Başta pazarlama satış yöneticileri olmak üzere ilgili tüm fonksiyonlar saha ziyaretleri ile gerekli ilgi koordinasyonunu sağlıyor.

Telif Hakkı © 1999- 2014