Firma Üyelik

İŞ İLANI VER:0216 572 25 25
İŞ İLANI VER:0216 572 25 25
  • Ankara:0216 572 25 25
  • İzmir:0232 441 71 44
  • Antalya:0216 572 25 25
  • Bursa:0216 572 25 25
Firma Girişi
Annelik Mesaisi...

Annelik Mesaisi...

Geçtiğimiz aylarda Yahoo’nun  kadın CEO’su Marissa Mayer’in ikinci kez hamile olduğunu açıklaması ile "Annelik Mesaisi” gündeme oturdu. Mayer, bu sefer ikiz bebeklerini bekliyordu ve Yahoo gibi bir şirketin tepe koltuğu doğum izni ile ne kadar boş bırakılabilecekti? Gündem bu sorularla meşgulken Mayer cevap verdi; birkaç haftalık izinden sonra işine hemen geri dönecekti!

Tabii Mayer’in cevabı başka gündemleri de beraberinde getirdi… Bu kadar kısa süreli izin bir çocuğun sağlıklı bir evre geçirmesi için yeterli miydi? Üst düzey bir yöneticinin daha da önemlisi bir annenin tercih yapmak zorunda kalması ya da bırakılması…

Bu arada belirtmek gerekebilir Amerika, Liberya ve Papua Yeni Gine gibi ücretli doğum izni olmayan ülkelerden biri… Bazı eyaletlerde yerel yasalara göre düzenlenmiş haklar var…Ayrıca bazı şirketler kendi iç düzenlemeleriyle bu hakkı tanımış.

Kadının hatta bir annenin iş hayatındaki yeri gibi derin bir konu tartışıla dururken dönüp bizde durumun nasıl olduğunu şöyle bir gözden geçirdim… Asla pozitif ayrımcılık ya da kadın-erkek ayrımına girecek detaylar değil niyetim. Böyle ayrıştırmaları da sevmiyorum…

Farklı bir değerlendirme için bu yazıyı kaleme aldım…

Anne olan çalışanlar bilirler "Annelik mesaisi” diye bir kavram vardır. Ben de ne anlama geldiğini kızım doğunca anlamıştım. Çok kısa tuttuğum doğum iznimi, hemen full time çalışma şekline döndürmüştüm bile. Tabii tüm çalışan annelerin hissettiği o büyük suçluluk duygusuyla birlikte… Hiç tanımadığı birine çocuğunu bırakma endişesi ve iş operasyonlarının yoğunluğu bir araya gelmiş ve ben kendimi büyük bir koşuşturmanın içerisinde bulmuştum bile…

Çalışsın ya da çalışmasın "annelik mesaisi” zaten uzun ve sorumluluğu yüksek, çok önemli bir iş.

Özellikle çalışan annelerin işi ise çok daha zor. Onları asıl zorlayan işteki yoğun tempoları değil elbet…

Bizler için Mayer’in durumundan farklı olarak  "kadının yeri evidir” diye baktığımız ataerkil düşünce biçimimiz yani kültürel engellerimiz de var... Bu engelleri aşan kadınlar ise bu sefer, ülkemizin çalışan anneyi destekleyici bir çocuk bakım modeli sunamaması, Amerika ve Avrupa’dan daha uzun çalışma saatleri, pahalı çocuk bakım hizmeti ve çocuğu emanet edecek güvenilir ve eğitimli birini bulamamak gibi farklı zorlukları karşılarında buluyor…

Şansı yaver gidip komşu ya da akraba tavsiyesi ile güvenilir birini bulabilen anneler ise kendilerini çok şanslı hissediyorlar. Bakıcının eğitimini ya da yetkinliklerini sorgulamaktan ziyade en önemli kriter, güvenilirlik oluyor. Annesinden çok, bakıcısıyla zaman geçiren çocuk için ilk yıllardaki eğitimi, bir birey olarak yetiştirilmesi sonraki aşamalara bırakılabiliyor.

Mali yüke veya vicdan azabına yenilip kariyerini yarıda bırakıp evde çocuk büyütme kararı veren çok kadın var. Bu konuda yapılan birçok anket araştırmasını tesadüfen fark edince durumun ne kadar da büyük kayıp olduğunu anlamıştım…

Düşünün, daha önce çalışmış ve şu anda çalışmayan kadınların %44’ünün işten ayrılma nedeni, çocuk bakım hizmetleri konusunda destek alamayışları!...

Son yıllarda çocuk bakımında farklı alternatif olarak imdadımıza yetişen kreş hizmeti, yaygınlaşmaya başlamış olsa da henüz makul ücretlerle karşımıza çıkamıyor. Kreş hizmetlerinin nitelikleri ise ayrıca tartışılması gereken bir konu bence.

Ne yazık ki, yetkin, tecrübeli ve hatta iyi eğitimli çalışan anne, bu kadar para ödeyip bir de kime emanet edeceği endişesi yaşamak yerine, işten ayrılarak çocuklarına bakmayı tercih eder durumda kalıyor…

Çalışan anneleri iş hayatından koparan sorunları, ancak devlet desteği ve şirketlerin farklı yaklaşımıyla çözmek mümkün. Özellikle bazı şirketler, yasal zorunlulukla birlikte kreş, çocuk servisi, emzirme odası ve benzeri destekler ile çalışan annelerine destek olmak için çözümler sağlayabiliyor ancak devlet politikaları ya da iş kanunu ile sunulan izin hakları, sağlıklı bir annelik deneyimi sunacak yeterli seviyelerde değil!

Ayrıca anne, yasal doğum izni süresince sadece 110 gün için maaşının %67’sini alabiliyorken…

Daha fazla "Anne istihdamı” ve herkese ulaşılabilirlik için özellikle devlet desteği ve oluşturulacak teşvik ve yeni projeler gerekiyor.

Bu yılın başlarında bazı yasal düzenlemeler ve sınırlayıcı şartlar ile aile teşvik paketleri ve Avrupa Birliği desteği kapsamında evde bakım projesi açıklandı ama sosyal yaşama ya da yan menfaatlere ne yazık ki çok yansıyamadı.

Çalışırken de mutlu çocuk yetiştirme derdindeki annelerin hayatının kolaylaştırılması ve daha fazla desteklenmesi dileğiyle…

Özlem Çakar

Memorial Sağlık Grubu İnsan Kaynakları Grup Müdürü