1. İnsan Kaynakları Alanında Kariyer Yapmaya Nasıl Karar Verdiniz?
Aslında kariyerime doğrudan insan kaynaklarında başlamadım. Strateji, danışmanlık ve kurumsal dönüşüm alanlarında farklı görevler üstlendim. Bu yolculuk boyunca şunu fark ettim: Bir şirketin başarısını belirleyen en önemli unsur stratejilerden önce insanlar.
En iyi stratejiyi oluşturabilirsiniz ancak onu hayata geçirecek doğru kültürü ve ekipleri oluşturamadığınız sürece sürdürülebilir başarı elde etmek mümkün olmuyor. Bu farkındalık beni insan kaynaklarına yönlendirdi.
İnsanların potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri ortamları yaratmak, kariyerlerine dokunmak ve güçlü organizasyonlar inşa etmek bana her zaman büyük bir motivasyon verdi. Bugün de insan kaynaklarını yalnızca bir fonksiyon olarak değil, iş sonuçlarını doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak görüyorum.
2. Kariyeriniz Boyunca Karşılaştığınız En Büyük Zorluklar Neler Oldu?
Kariyerimde karşılaştığım en büyük zorluklardan biri değişim yönetimi süreçlerini yönetmek oldu. Özellikle hızlı büyüyen veya dönüşüm yaşayan organizasyonlarda insanların değişime adapte olmasını sağlamak her zaman kolay olmuyor. Ancak bana göre zorluklar aynı zamanda önemli öğrenme fırsatları sunuyor.
İnsanların endişelerini dinlemek, farklı bakış açılarını anlamak ve değişimin neden gerekli olduğunu şeffaf şekilde anlatmak bu süreçlerde kritik rol oynuyor. Liderlik yolculuğum boyunca öğrendiğim en önemli şeylerden biri de güçlü sonuçların güven temelli ilişkilerle mümkün olduğu oldu.
3. İnsan Kaynakları Alanında En Gurur Duyduğunuz Başarınız Nedir?
Ben başarıyı tek bir proje ya da ödülle tanımlamıyorum. En büyük başarı, insanların kariyer yolculuklarında fark yaratabilmek. Yıllar içerisinde birçok çalışanın ilk yöneticilik görevine hazırlanmasına, farklı alanlarda kariyer değişikliği yapmasına veya potansiyelini keşfetmesine destek olma fırsatı buldum.
Bugün farklı şirketlerde liderlik görevleri üstlenen ve geçmişte yollarımızın kesiştiği çalışma arkadaşlarımı görmek benim için en büyük gurur kaynaklarından biri. Çünkü insan kaynaklarında bıraktığınız en kalıcı iz, insanların hayatlarında yarattığınız pozitif etkidir.
4. İnsan Kaynakları Profesyoneli Olarak Liderlik Tarzınızı Nasıl Tanımlarsınız? Hangi Liderlik İlkeleri Sizin İçin Önemlidir?
Liderlik anlayışımı "insan odaklı ve gelişim odaklı liderlik" olarak tanımlayabilirim. Benim için liderliğin temelinde güven, şeffaflık ve samimiyet yer alıyor. İnsanların hata yapabilecekleri ama aynı zamanda öğrenebilecekleri bir ortam yaratmanın çok kıymetli olduğuna inanıyorum.
Ekiplerime yalnızca hedef vermeyi değil, onların gelişimlerine yatırım yapmayı da sorumluluğumun bir parçası olarak görüyorum.
Aynı zamanda liderlerin ulaşılabilir olması gerektiğine inanıyorum. İyi liderlerin sadece konuşan değil, dinleyen kişiler olduğunu düşünüyorum. En doğru kararların çoğu zaman sahaya kulak verdiğinizde ortaya çıktığını deneyimlerim bana defalarca gösterdi.
5. Yapay Zekanın İK Alanında Kullanılmasını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Yapay zekâyı insan kaynaklarının geleceğini şekillendirecek en önemli teknolojilerden biri olarak görüyorum. Özellikle işe alım, yetenek analitiği, öğrenme ve gelişim süreçleri ile çalışan deneyimi alanlarında önemli fırsatlar sunuyor. Veri analizi gerektiren süreçlerde hız ve verimlilik sağlayarak İK ekiplerinin daha stratejik konulara odaklanmasına yardımcı oluyor.
Bununla birlikte insan kaynaklarının merkezinde daima insan olmaya devam edecek. Empati, liderlik, güven oluşturma ve kültür inşası gibi konuların yerini hiçbir teknoloji alamaz. Bu nedenle yapay zekâyı insanların yerine geçecek bir unsur olarak değil, insan odaklı kararları destekleyen güçlü bir yardımcı olarak değerlendiriyorum.
6. Şirketinizde Çalışmanın Diğer Şirketlere Göre Farkı Nedir?
DP Eurasia çatısı altında Domino's ve Coffy markalarında çalışmanın en önemli farklarından biri çok dinamik bir yapıya sahip olmamız. Burada fikirlerin hızlı şekilde hayata geçtiğini görebiliyorsunuz. Çalışanlarımız yaptıkları işin sonuçlarını doğrudan görebiliyor ve organizasyon içerisinde gerçek anlamda etki yaratabiliyorlar.
Bunun yanı sıra sahadan genel müdürlüğe kadar herkesin ortak bir amaç etrafında birleştiği güçlü bir kültürümüz var. Bizim için unvanlardan çok katkı önemli. Çalışanlarımızın gelişebileceği, sorumluluk alabileceği ve kariyerlerinde ilerleyebileceği fırsatlar yaratmaya odaklanıyoruz.
Bu nedenle birçok arkadaşımızın kariyer yolculuğu şirket içinde farklı görevlerle büyüyerek devam ediyor. Bunu destekleyen ve sektörde bizi ayrıştıran en önemli uygulamalardan biri de Bizimle Yükselenler (Homegrown) yaklaşımımız.
Bugün birçok yönetici ve liderimiz kariyerine restoranlarımızda veya saha ekiplerimizde başlayıp zaman içerisinde farklı sorumluluklar üstlenerek mevcut pozisyonlarına ulaştı.
Hatta bu yolculuk sadece yöneticilikle de sınırlı değil; çalışanlarımız kendi işlerinin patronu olarak franchise yatırımcısına dönüşebiliyor ve kendi restoranlarını yönetebiliyorlar.
Bu da DP Eurasia'da kariyer gelişiminin yalnızca bir sonraki pozisyonu değil, girişimciliği de kapsayan somut fırsatlar sunduğunun önemli bir göstergesi.
7. Uzaktan Çalışma ve Esnek Çalışma Modelleri Hakkında Düşünceleriniz Nelerdir?
Çalışma hayatının geleceğinde esnekliğin önemli bir yer tutacağına inanıyorum. Ancak tek bir modelin her şirket veya her rol için doğru olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan işin gereklilikleri ile çalışan deneyimi arasında doğru dengeyi kurabilmek.
Bazı görevlerde yüz yüze etkileşim ve ekip çalışması daha fazla değer yaratırken, bazı alanlarda hibrit ve esnek modeller verimliliği artırabiliyor.
Biz de çalışanlarımızın ihtiyaçlarını ve işimizin dinamiklerini dikkate alarak en uygun çalışma deneyimini sunmaya çalışıyoruz. Esnekliği sadece çalışma yeri olarak değil, insanların hayatlarına değer katan bir yaklaşım olarak görüyoruz.
8. İK Olarak Gelecek Dönemdeki Hedefleriniz Neler?
Önümüzdeki dönemde en önemli hedeflerimizden biri çalışan deneyimini daha da güçlendirmek. Yetenek kazanımı, lider yetiştirme, gelişim programları, iç iletişim ve çalışan bağlılığı alanlarında yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
Aynı zamanda dijitalleşme ve veri odaklı insan kaynakları uygulamalarını daha etkin kullanarak çalışanlarımıza daha iyi bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Amacımız sadece bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil, geleceğin organizasyonunu bugünden inşa etmek.
9. Şirketinizin Uzun Vadeli İnsan Kaynakları Vizyonunu Nasıl Tanımlarsınız?
Uzun vadeli vizyonumuz, çalışanların kendilerini ait hissettikleri, gelişebildikleri ve potansiyellerini ortaya koyabildikleri bir çalışma ortamı yaratmak. Biz insan kaynaklarını yalnızca işe alım ya da operasyon süreçlerinden ibaret görmüyoruz.
İnsan ve kültür yaklaşımını iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Bu nedenle hedefimiz; güçlü liderler yetiştiren, çalışanlarına sürekli gelişim fırsatları sunan ve başarıyı birlikte kutlayan bir organizasyon yaratmak. DP Eurasia'nın büyüme yolculuğunu destekleyen en önemli unsurun insan kaynağımız olduğuna inanıyoruz.
10. Şirketinizin İnsan Kaynakları Stratejilerinde Şu Anda En Önemli Öncelikler Nelerdir?
Bugün önceliklerimizin merkezinde yetenek, kültür ve liderlik bulunuyor. Bir yandan doğru yetenekleri organizasyonumuza kazandırırken diğer yandan mevcut çalışanlarımızın gelişimini desteklemeye odaklanıyoruz. Güçlü bir çalışan deneyimi oluşturmak, bağlılığı artırmak ve geleceğin liderlerini yetiştirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Ayrıca çeşitliliği destekleyen, kapsayıcı ve fırsat eşitliği sağlayan bir iş ortamı oluşturmayı çok önemsiyoruz. Çünkü sürdürülebilir başarının farklı bakış açılarını bir araya getirebilen organizasyonlarda ortaya çıktığına inanıyoruz. DP Eurasia olarak hedefimiz yalnızca sektörün lider markalarından biri olmak değil, aynı zamanda insanların çalışmak için en çok tercih ettiği şirketlerden biri olmak.