Röportajlar

CVS Group Şirketler Topluluğu İnsan Kaynakları Direktörü Suheyla Halis Oğuz Sorularımızı Yanıtladı!
Yayın Tarihi: 05 Ağustos 2026
CVS Group Şirketler Topluluğu İnsan Kaynakları Direktörü Suheyla Halis Oğuz Sorularımızı Yanıtladı!
CVS Group Şirketler Topluluğu İnsan Kaynakları Direktörü Suheyla Halis Oğuz Sorularımızı Yanıtladı!

1.  İnsan Kaynakları Alanında Kariyer Yapmaya Nasıl Karar Verdiniz?

Aslında ben hep işin insana dokunan tarafıyla ilgilenen biriydim; bir işin sayıları kadar, o sayıların arkasındaki insanların hikâyesi de beni hep heyecanlandırdı. Kariyerimin ilk yıllarında fark ettim ki bir kurumu gerçekten ileri taşıyan şey, doğru insanların doğru yerde, kendini değerli hissederek çalışması.

O günden sonra İK benim için bir meslekten çok bir tutkuya dönüştü. Bugün yirmi yılı aşkın bir deneyimle baktığımda, insana yapılan yatırımın her zaman en kârlı yatırım olduğuna olan inancım hiç değişmedi; bu inanç bugün yönetim olarak kurguladığımız İK Kuzey Yıldızı stratejimizin de temelini oluşturuyor.

2.  Şu anki Pozisyonunuza Gelene Kadar Hangi Rollerde Çalıştınız?

Yolculuğum sahanın içinden, işin en operasyonel noktalarından başladı; bu da bana çok şey kazandırdı çünkü bir çalışanın gününün nasıl geçtiğini, neye ihtiyaç duyduğunu birebir görerek öğrendim. Zamanla işe alımdan organizasyonel gelişime, bordro ve özlük süreçlerinden yetenek yönetimine kadar İK'nın hemen her alanında sorumluluk üstlendim.

Farklı sektörlerde ve farklı ölçeklerde edindiğim bu deneyim, bugün grup şirketlerimizin tamamında İK fonksiyonunu stratejik bir çatı altında yönetmemin en güçlü zemini oldu. Her basamak, bana bütünü görme yeteneği kazandırdı.

3.  İK Profesyoneli Olarak Liderlik Tarzınızı Nasıl Tanımlarsınız? Hangi Liderlik İlkeleri Sizin İçin Önemlidir?

Liderliği bir makam değil, bir sorumluluk olarak görüyorum. Tarzımı en iyi anlatan kelime belki de 'şeffaf yakınlık' olur; ekibime hem güven veren hem de onları zorlukların içinde yalnız bırakmayan bir lider olmaya çalışıyorum. Benim için en önemli ilkeler tutarlılık, dürüstlük ve insanın potansiyeline gerçekten inanmak.

Bir lideri lider yapan şeyin emir vermek değil, etrafındaki insanların kendi en iyi hallerine ulaşmalarına alan açmak olduğuna inanıyorum. Kapımın her zaman açık olması, unvandan bağımsız herkesin sesini duyurabilmesi de bu anlayışın doğal bir sonucu.

4.  İnsan Kaynakları Alanında En Gurur Duyduğunuz Başarınız Nedir?

Tek bir an değil de, bir dönüşümün mimarı olmak benim için en kıymetlisi. Dağınık, birbirinden kopuk İK süreçlerini; ortak bir vizyon, ölçülebilir hedefler ve veriye dayalı bir yapıya kavuşturduğumuz süreç beni en çok gururlandıran iş oldu.

Gerek grup genelinde gerekse de şirketler bazında İK'yı 'destek birimi' algısından çıkarıp, kârlı büyümenin doğrudan bir parçası haline getirebildiğimizi görmek paha biçilemez. Ama en içten gurur duyduğum şey, yıllar önce birlikte çalıştığım birinin bugün kendi ekibini yönetir hale geldiğini görmek; çünkü gerçek başarı, geriye bıraktığınız insanlarla ölçülür.

5.  Çalışan Memnuniyetini ve Bağlılığını Artırmak İçin Hangi Stratejileri Uyguluyorsunuz? 

Bağlılığın bir kampanyayla değil, gündelik kültürle inşa edildiğine inanıyorum. Bizim için en önemli strateji, çalışanın kendini görünür ve duyulur hissetmesi; bu yüzden düzenli geri bildirim mekanizmaları, açık iletişim kanalları ve gerçekten dinlemeye dayalı bir yönetim anlayışı kuruyoruz.

Kuzey Yıldızı stratejimiz kapsamında çalışan deneyimini bir bütün olarak ele alıyor, işe alımdan gelişime kadar her temas noktasını iyileştirmeye çalışıyoruz. Adalet duygusu da burada çok kritik; insanlar emeğinin karşılığını adil aldığını hissettiğinde, bağlılık kendiliğinden geliyor.

6.  İç İletişiminizde Kast Sistemi Bulunuyor mu? Çalışanlarınız Sorunlarını Açıkça Direktörlere İletebilir mi?

Bu soruyu çok seviyorum çünkü tam da değiştirmek için en çok emek verdiğimiz alanlardan biri. Bizde 'erişilemez yönetim' diye bir kavram yok; tam tersine, hiyerarşinin iletişimin önünde bir duvar olmamasını özellikle gözetiyoruz.

Bir çalışanımız bir sorununu ya da fikrini doğrudan direktör seviyesine, hatta bana kadar iletebiliyor ve bunun bir 'cesaret' gerektirmemesi için çalışıyoruz. Çünkü en değerli içgörüler çoğu zaman sahadan, en alttan gelir. Açık kapı politikası bizim için bir slogan değil, gerçekten yaşattığımız bir kültür.

7.  Çalışanlarınıza Sunduğunuz Yan Haklar Neler? Öncesinde Çalışanlarınızın Fikirlerini Alıyor musunuz?

Yan hakları tasarlarken en büyük ilkemiz şu: insanların gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi, onlara sormadan bilemeyiz. Bu yüzden yeni bir hak ya da uygulama hayata geçirmeden önce mutlaka çalışanlarımızın görüşünü alıyoruz; anketler, odak görüşmeleri ve birebir geri bildirimlerle neyin gerçekten fark yarattığını anlamaya çalışıyoruz.

Grup yapımız bize burada güçlü bir avantaj sağlıyor; ölçeğimizi çalışanlarımız lehine bir kaldıraca dönüştürebiliyoruz. Mavi yaka ve beyaz yaka ihtiyaçlarının farklı olduğunu bilerek, herkese aynı paketi dayatmak yerine anlamlı ve kapsayıcı bir yaklaşım kurmaya özen gösteriyoruz.

8.  Yapay Zekânın İK Alanında Kulllanılmasını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Yapay zekâyı İK'nın yerini alacak bir tehdit olarak değil, İK'yı asıl işine döndürecek bir özgürleştirici olarak görüyorum. Rutin, tekrar eden ve zaman alan işleri teknolojiye devrettiğimizde, bizim insana ayıracak çok daha fazla vaktimiz ve enerjimiz kalıyor; ki İK'nın özü zaten budur.

Veri analitiği ve yapay zekâ sayesinde artık 'hissettiğimiz' şeyleri ölçebiliyor, işten ayrılma risklerini önceden görebiliyor, daha isabetli kararlar alabiliyoruz. Ben bu dönüşümü Kuzey Yıldızı stratejimizin önemli bir parçası olarak görüyorum; ama her zaman şunu hatırlatırım: teknoloji kararı hızlandırır, doğru kararı veren ise hâlâ insandır.

9.  Performans Yönetim Süreçlerini İyileştirmek İçin Ne Gibi Yenilikçi Yaklaşımlar Kullanıyorsunuz?

Yılda bir kez yapılan, herkesin korkarak girdiği o klasik performans değerlendirmelerinin devrini kapatmaya çalışıyoruz. Bizim için performans, bir 'yargılama anı' değil, sürekli devam eden bir gelişim diyaloğu. Düzenli birebir görüşmeleri, anlık geri bildirimi ve net, ölçülebilir hedefleri esas alıyoruz; çalışan nereye gittiğini ve neden gittiğini bilsin istiyoruz.

Veriyi de bu süreçte güçlü bir destekçi olarak kullanıyoruz; ama sayıların insanı değil, insanın gelişimini merkeze koyan bir anlayışla. Amacımız insanları sıralamak değil, her birinin bir adım ileri gitmesine yardımcı olmak.

10.  İK Olarak Gelecek Dönemdeki Hedefleriniz Neler?

Gelecek vizyonumuzun kalbinde Kuzey Yıldızı stratejimiz var: İK'yı, grubun kârlı büyüme hedefine doğrudan değer katan stratejik bir ortağa dönüştürmek. Önümüzdeki dönemde veri ve analitik altyapımızı daha da güçlendirmek, çalışan deneyimini uçtan uca iyileştirmek ve geleceğin yeteneklerini bugünden kurumumuza kazandırmak en önemli önceliklerim.

Ama tüm bu hedeflerin üzerinde tek bir şey var: insanların sabah işe gelirken bir aidiyet ve anlam hissetmesi. Çünkü stratejiler, sistemler, teknolojiler hepsi araç; asıl amaç her zaman insan. Bunu başardığımızda büyüme zaten kendiliğinden geliyor.

Anasayfa CV Oluştur İş Ara Aday Giriş İş İlanı Ver